Sivil Toplum Kuruluşları, Halk ve Devlet Bir Araya Gelmeli

IGTV'de konuğumuz olan Nehir'in de dahil olduğu İmza Dergisi yazarlarından Bünyamin Çintesun bizlerle türeticilik üzerine konuştu. 

Dünyadaki kaynakların kısıtlı olduğunu düşünüyor musun?

Elbette. Ayrıca bir gün insanoğlunun doğaya karşı adaletsizliği, acımasızlığı ve açgözlülüğünün bu kısıtlı kaynakları bitireceğini engellenemez bir gerçek olarak görüyorum. Tabii ki “bu gerçek engellenemez” görüşümle biraz pesimist algılanabilirim, fakat dünyadaki 9 milyar insanı birden çevre sorunlarıyla savaşmak adına aynı anda veya farklı anlarda örgütlemek imkansız olduğundan, kısıtlı kaynakların da bir gün tükeneceğini düşünüyorum.

Sürdürülebilir bir dünya için neler yapmalıyız?

9 milyar insanın aynı anda çevreyi koruma amaçlı örgütlenmesi imkansız geliyor, fakat ayrı ülkeler düzeyinde sivil toplum kuruluşları, halk ve devlet üçlüsü bu sorun için bir araya geldiğinde, bu şekilde aynı zamanda pek çok insan bir araya gelmiş olacak. Bu şekilde bir örgütlenmenin dünyadaki tüm ülkelerde gözlenmesi halinde sürdürülebilir ve gelecek nesiller için de yaşanabilir bir dünya bırakabilmemizin çok daha kolaylaşacağını düşünüyorum.

Türeticilik sence ne demek?

Üretim ve tüketimin aksine, türeticilikte amacın bir döngü oluşturmak değil, eskiden var olan ürünlerden yararlanarak yepyeni özellikteki ürünlere ulaşma çabası olabileceğini düşünüyorum. Yani bir nevi inovasyon süreci, hiç bitmeyen bir inovasyon süreci.

Türetici olmak sence dünyaya ne katar?

Bana göre bir türetici dünyada en çok gereksinim duyulan insanlardan, çünkü dünyada her gün, her hafta, her yıl ilerleyen zamanla insan yaşamında yepyeni problemler ve sorunlar ortaya çıkıyor ve bir türetici eski durumlardan yararlanarak yeni çözüm önerileri getiriyor ki, değişen bir dünyada yeni çözümler en çok gereksinim duyulan şeylerden.

Ev endüstrisi sence ne demek?

Bence ev endüstrisi, normal endüstriden farklı olarak herkesin kendi evinde, bireysel olarak ürün üretmesi olabilir, tabii ki endüstri ile ortak yanları ürün üretmek olacak. Fakat ev endüstrisinin bir diğer farklılığı da seri üretim değil, gereksinim duyulduğu kadar üretim olabilir

Evden çalışmanın iş verenler açısından daha az maliyetli olduğunu düşünüyor musun?

Düşünmüyorum, çünkü evden çalışma ve iş yerinde çalışma arasında yalnızca mekan farkı var. Bu durum kimi çalışanlara olumlu sonuçlar oluşturur, kimisine olumsuz yönde etkiler. Fakat işveren açısından bakıldığında maliyet konusunda çok büyük farkların oluşacağını sanmıyorum.

Çalışma hayatına girdiğinde evden çalışmayı ister miydin?

İstemezdim çünkü insanlar sosyal varlıklardır ve bunun sonucu olarak düşündükleri fikirleri, hissettikleri duyguları başkalarıyla paylaşmaya gereksinim duyarlar ve çok uzun süre yalnız kalmanın insan psikolojisine olumsuz etkileri vardır, buna her alanda çalışan insanlar dahildir.

Dünyanın fakirleşmesi ile evden çalışmanın bağlantılı olduğunu düşünüyor musun? Neden?

Evet düşünüyorum çünkü bir insan ile diğer insanlar arasında uzun süre kalkmayacak bir engel varsa -örneğin pandemi süreci- o insanın psikolojisinde olumsuz durumlar oluşabilir, bu durumlar ise iş hayatına yansıyabilir. Bu sahnenin dünyadaki binlerce çalışanda geçerli olduğunu varsayalım. Hangi alan olduğu fark etmez, çalışma verimliliği düşeceğinden fakirlik de artacaktır. 

 

 

 

Yorumlar