Gülümser Buluç Ankara'da yaşıyor. Eğitim durumunu sorduğumuzda ilkokul mezunu olduğunu söylüyor bize.
Sohbetimizi noktalarken Gülümser hanımın türettiği el örgüsünden oyuncaklara hayran hayran bakıyorum. Elbette fotoğraflardan... Böylesi güzel oyuncaklara sahip olabilen çocuklar ne kadar şanslı...
Evde yaptığı el örgülerinin yanı sıra orman işçiliği, ev makarnası yapıp sattığını, tarla işleriyle meşgul olduğunu ve fırında Ankara kurusu yaptığını da söylemeden geçmiyor.
Şu sıralar örgü işlerinin yanında makarna yapımı ile daha çok ilgilendiğini öğreniyoruz.
Evde çalışırken ailesi ile dengeli bir iletişim kurabildiğini söylüyor Gülümser hanım.
Evden çalışmaya annesinden görerek başlamış Gülümser Buluç. Ne zaman olduğunu sorduğumuzda bize; "20 yaşlarındaydım" diyor.
Evden çalışmaya niçin başladığını merak ediyoruz Gülümser hanımın ve soruyoruz. Evde çalışmaya evini geçindirmek için başladığını söylüyor çevrimiçi sohbetimiz sırasında. Ve bu şekilde para kazanmaktan çok memnun olduğunu bu sürecin onu mutlu ettiğini dile getiriyor.
Evde yalnızca oyuncak yapıp yapmadığı sorusu kafamı karıştırıyor ve hemen soruyorum. Verdiği cevap şaşırtıcı değil. Mahir bir kadın olduğu her halinden belli olan Gülümser hanım evde lif, yelek ve oya da yaptığını ve bunlardan para kazandığını anlatıyor.
Ayrıca kazandığı paralardan da gayet memnun. Hiç şikayetçi değil halinden.
Örgüleri yaparken hepimizin tahmin edeceği üzere tığlar, şişler, çeşit eşit yünler, ipler ve mekikler
Türeticilikle alakalı da soruyoruz bu anadolu kadınına.
"Tüketici bir toplumuz bunun
yerine en basitinden herkes ekmeğini evde yapsa tüketicilikten üreticiliğe
geçmiş oluruz. Bu insanı mutlu eder bir işe yaradığını düşündürür. Böylelikle
tüketen değil de üreten bir toplum oluruz."
Evde türetmeye devam edeceğini söylüyor bize, muhabbetimiz bitmeden. Ve herkes en azından bir kere olsun denemeli, diyor.
Fotoğraflar: Gülümser Buluç
Metin: Mürvet



Yorumlar
Yorum Gönder